Türk kurucuların ABD'de şirket kurma refleksi giderek bir kalıba dönüşüyor. MyGarage Global'in aldığı 150 bin dolarlık tohum yatırımı, tek başına büyük bir rakam değil ama işaret ettiği yön çok daha önemli. Şirketin arkasında, 2017'den bu yana uLouder gibi projelerle takip ettiğimiz Demirhan Erim var ve bu kez sahne Türkiye değil, doğrudan ABD pazarı.
Burada asıl mesele, sermayenin nereye ve hangi hikâyeye aktığı. Son yıllarda Türk kurucuların ABD'de Delaware üzerinden şirket kurup erken aşama fon toplaması sıradanlaştı. Marti'nin NYSE listelemesi ve Garage gibi YC destekli oyuncuların Seri A turlarındaki büyümesi, yatırımcı tarafında Türk ekiplere olan iştahı besliyor. Ancak 150 bin dolarlık tur, klasik anlamda bir büyüme sermayesi değil; ürünü ABD müşterisiyle temas ettirmek için alınan bir köprü finansmanı olarak okunmalı.
Değerleme tarafında spekülasyona gerek yok, çünkü tohum aşamasında iş modelinin doğrulanması rakamların önüne geçiyor. Risk de tam burada birikiyor: ABD'de yerel operasyon, satış döngüsü ve müşteri edinme maliyeti, Türkiye tecrübesinden çok farklı bir denklem kuruyor. Sermaye kısa; runway dar. Bu tür turlarda kazanan, parayı en verimli şekilde ilk müşteri kanıtına çeviren ekipler oluyor.
MyGarage Global'in hikâyesi, tek bir şirketten daha büyük bir dinamiğin parçası. Türk girişim ekosistemi artık yalnızca yerel pazarda ölçeklenmiyor, doğduğu yer ABD olan şirketler üretiyor. Bu yapı sürdürülebilir olursa, önümüzdeki dönemde Türkçe konuşan kuruculardan çıkan ABD merkezli şirket sayısı, Türkiye merkezli olanları geride bırakabilir.