Masayoshi Son, Macron'la Tokyo'da bir görüşme yaptı ve sonunda Fransa'ya 75 milyar euroya kadar veri merkezi yatırımı çıktı. SoftBank'ın bu hamlesi, grubun Avrupa'daki en büyük yapay zeka altyapı yatırımı olarak konumlanıyor ve 5 gigavatlık ek kapasite hedefliyor. İlk aşamada Dunkirk, Bosquel ve Bouchain'de inşa edilecek tesisler, 2031'e kadar Hauts-de-France bölgesine 3.1 gigavat kapasite getirecek.
Burada kritik nokta, paranın neden Fransa'ya aktığı. EUDCA verilerine göre Avrupa veri merkezi sektörü 2026-2031 arasında 176 milyar euroluk kümülatif yatırım bekliyor, ancak asıl darboğaz sermaye değil, şebeke kapasitesi ve enerji erişimi. Fransa'nın nükleer ağırlıklı elektrik üretimi, Almanya veya Hollanda'ya kıyasla AI hyperscaler'ları için çok daha öngörülebilir bir maliyet yapısı sunuyor. SoftBank bu denklemi okuyor.
Asıl mesele şu: AI altyapısında ölçek artık bir avantaj değil, giriş bileti. 5 gigavatlık tek bir taahhüt, küçük ve orta ölçekli Avrupalı veri merkezi operatörlerinin yıllık toplam yatırımını gölgede bırakıyor. Bu, sektörün hızla iki katmana ayrılacağı anlamına geliyor; bir tarafta hyperscaler partneri olan dev operatörler, diğer tarafta niş pazarlara sıkışan oyuncular. Risk, OpenAI talep eğrisinin SoftBank'ın varsaydığı kadar dik gitmemesi durumunda 75 milyar euroluk taahhüdün geri dönüş süresinin uzaması.
Avrupa'nın dijital egemenlik söylemi, Japon sermayesiyle Amerikan modellerinin altyapısını kurarak şekilleniyor. Bu ironi, önümüzdeki on yılın en kritik politik tartışmalarından birini doğuracak.