Bir yıl önce 260 milyon dolarlık Seri C turunu kapatan Hadrian, şimdi 1.37 milyar dolarlık savunma teknolojisi yatırımıyla 7.87 milyar dolar değerlemeye ulaştı. Turu WCM Investment Management, Washington Harbour Partners, Valor Equity Partners, 137 Ventures ve Baillie Gifford yönetti; JPMorgan Chase Stratejik Yatırım Grubu ortak lider olarak masaya oturdu. Katılımcı listesinde Apollo, T. Rowe Price, Andreessen Horowitz, Founders Fund, Lux Capital ve CapitalG da var. Bir yılda toplam finansmanı yaklaşık 2 milyar dolara çıkan bir şirketten bahsediyoruz.

Asıl mesele Hadrian'ın ne ürettiği değil, sermayenin neden bu tarafa aktığı. Şirket, denizaltı gibi savunma araçlarının hassas parçalarını üreten otomatik fabrikalar kuruyor ve bu fabrikaları Opus adlı yazılımla, robotik ve yapay zeka destekli işgücüyle yönetiyor. ABD'nin 1.5 trilyon dolarlık savunma bütçesi tartışması, yeniden sanayileşme baskısı ve tedarik zincirini yurt içine çekme refleksi, savunma üretiminin arka ofisine ciddi bir sermaye girişi yaratıyor. Shield AI'nın 12.7 milyar dolarlık, Anduril'in 60 milyar doları aşan değerlemesiyle birlikte okununca, tablo daha net görünüyor.

Burada kritik nokta değerleme mantığı. Bir yıl önce Seri C'de görece küçük bir bilançoya sahip olan şirketin, aynı süre içinde neredeyse 8 milyar dolara koşması, gelir çarpanından çok stratejik konumlanma primini yansıtıyor. Yatırımcılar üretim kapasitesi ve devlet müşterisi olan bir defansif varlık satın alıyor. Fiziksel AI, savunma sanayinin yumuşak karnına yerleşiyor.

Risk tarafı da aynı ölçüde net. Bu değerlemeler kamu harcama döngüsüne bağlı; bütçe önceliği değişirse çoklu daralması sert olur. Kazananlar ana yüklenicilere entegre olmayı başaranlar, kaybedenler ise geç kalan geleneksel makine atölyeleri olacak.