Garanti belgesi gibi görünmez bir operasyonel süreç, bölgesel bir SaaS fırsatına dönüşüyor. Türkiye ve Özbekistan'da markalara garanti, ek garanti ve satış sonrası süreçler için dijital altyapı sunan egaranti, Seri A öncesi turda 1.1 milyon dolar yatırım aldı. Turda Türkiye'den kurumsal yatırımcılar, bir sigorta şirketi, üç melek yatırımcı ve Özbekistan'ın en büyük kurumsal girişim sermayesi fonu yer aldı.

Burada kritik nokta tutarın büyüklüğü değil, sermayenin kompozisyonu. Yerli kurumsal fonların yanına bir sigorta şirketinin ve Özbek kurumsal VC'sinin eklenmesi, egaranti'nin yalnızca bir SaaS girişimi olarak değil, sigorta değer zincirinin dijital bir parçası olarak konumlandığını gösteriyor. Değerleme detayları paylaşılmamış olsa da pre-Series A seviyesinde bu tür bir yatırımcı karması, şirketin Özbekistan pazarına operasyonel giriş yaptığına ve lokal regülasyon-dağıtım avantajını masada tuttuğuna işaret ediyor. Mulberry gibi küresel örneklerin 38 milyon doları aşan toplam finansmanı, kategorinin olgunlaştığında ne kadar sermaye çekebildiğini de hatırlatıyor.

Asıl mesele şu: Orta Asya'da e-ticaret ve dayanıklı tüketim büyürken garanti, ek garanti ve iade altyapısı hâlâ parçalı. Bu boşluğu erken dolduran oyuncu, hem markalar hem sigortacılar için varsayılan katman haline gelme şansına sahip. Para bu yüzden akıyor; sıcak bir tema değil, altyapı eksikliği olduğu için. Risk tarafında ise coğrafi genişlemenin operasyonel maliyeti ve sigorta ortaklıklarına bağımlılık öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye merkezli B2B SaaS girişimlerinin büyüme hikâyesini artık tek pazara değil, Türki cumhuriyetler koridoruna yaslaması sürpriz olmayacak. egaranti bu koridorun ilk somut testlerinden biri olacak.