Hızlandırıcı programların seçim süreci sessizce el değiştiriyor. İş Bankası bünyesindeki Yapay Zekâ Fabrikası yürütücülüğünde ilerleyen Workup Girişimcilik Programı, 14. dönem başvurularının ilk değerlendirmesini Entrapeer'ın yapay zekâ ajanları ve skorlama algoritmalarıyla tamamladı. Ön elemenin ardından Workup ekibi, mezun girişimler, mentorlar ve yatırımcılar son 10 girişimi belirledi.

Buradaki kritik nokta, seçilen girişim sayısından çok seçim biçiminin kendisi. Türkiye'de hızlandırıcılar uzun süredir başvuru hacmini yönetmekte zorlanıyordu; özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki şehirlerden gelen başvurular çoğu zaman insan kapasitesinin altında kalıyordu. Yapay zekâ destekli ön eleme, bu darboğazı doğrudan hedef alan bir çözüm olarak öne çıkıyor ve coğrafi kapsayıcılık iddiasını teknik olarak mümkün kılıyor.

Bu yapı, hızlandırıcı ekonomisinde ölçek etkisini değiştiriyor. Daha önce 50-100 başvuruyu titizlikle değerlendirebilen bir ekip, artık binlerce başvuruyu benzer derinlikte tarayabilir hale geliyor. Kazananı belli: Anadolu'daki girişimler ve daha geniş bir havuza erişen kurumsal programlar. Zorlanacak olan ise klasik subjektif değerlendirmeye yaslanan, ağ tabanlı seçim modelleri. Çünkü algoritmik ön eleme, "kimi tanıyorsun" sorusunun ağırlığını azaltıyor.

Asıl mesele şu: Hızlandırıcı seçim süreçleri önümüzdeki birkaç yıl içinde yapay zekâ destekli olmayan bir modelle rekabet edemeyecek. Workup'ın bu adımı, Türkiye girişim ekosisteminde standardı yukarı çeken bir referans noktası. Seçim sürecini otomatikleştiremeyen program, başvuru havuzunu büyütemeyecek.