Kurucular artık sessiz kalmıyor. X'te bu hafta patlayan viral tartışmada girişim sermayesi dünyasının karanlık tarafı, isim verilerek paylaşılmaya başlandı. Konu sadece dedikodu değil; term sheet'lerdeki participating preferred, full ratchet, right of first refusal gibi maddelerin nasıl kurucu servetini yatırımcıya transfer ettiğine dair somut vakalar masaya yatırılıyor. 30 milyon dolarlık satıştan üç kurucuya yalnızca 5 milyon dolar kalan örnekler, bu tartışmanın neden bu kadar hızlı yayıldığını açıklıyor.
Burada kritik nokta şu: VC pazarı uzun süredir bilgi asimetrisi üzerine kurulu çalışıyordu. Kurucular tek bir tur müzakere ederken, fonlar yüzlerce turun verisiyle masaya oturuyor. Şimdi bu asimetri kamuoyu baskısıyla aşınıyor. İtibarı sorgulanan fonların deal akışı zarar görür, kurucu tercihi olan fonlar ise daha iyi şirketlere daha makul değerlemelerle girer. Yani sermaye akışı kısa vadede aynı kalsa da, hangi fonun hangi tur'a girebildiği değişmeye başlıyor. Asıl mesele, sermayenin miktarı değil, sermayenin koşullarıdır.
Bu trend devam ederse iki şey olur: term sheet standartları kurucu lehine hafifçe kayar ve ikinci kademe fonlar marka inşası için daha şeffaf koşullar sunmak zorunda kalır. Tier-1 fonların pazarlık gücü kısa vadede sarsılmaz, ancak orta segmentteki fonlar için itibar artık bir moat değil, bir kırılganlık noktası. Şeffaflık, VC dünyasında yeni bir rekabet katmanı haline geliyor.