TechCrunch'ın Startup Battlefield sahnesinden geçen 1.700'den fazla şirket bugüne kadar toplam 32 milyar dolar fon topladı ve 250'yi aşkın exit üretti. Microsoft, Google, Salesforce, Uber ve Amazon gibi isimler bu havuzdan alım yaptı; hatta Dropbox 2021'de aynı sahneden geçen DocSend'i satın alarak ağın kendi içinde döndüğünü gösterdi. TechCrunch da bu hikâyeyi alumni serisi ve Build Mode podcast'i üzerinden tekrar gündeme taşıyor.

Burada genelde atlanan bir nokta var. Battlefield bir pitch yarışması gibi pazarlanıyor ama TechCrunch'ın asıl oynadığı oyun bu değil. Bağımsız analizler, kohortların yalnızca yüzde 12'sinin 18 ay içinde anlamlı bir takip turu aldığını gösteriyor; yani sahneye çıkmak tek başına ne fon ne de exit getiriyor. Asıl değer, sahneden inen kurucuların birbirine ve yatırımcılara açılan bir alumni ağına dahil olması. TechCrunch bu yüzden son dönemde tek seferlik etkinlik anlatısından uzaklaşıp podcast, alumni içerikleri ve sürekli görünürlük üzerinden bir medya katmanı kuruyor. Çünkü asıl varlık, sahnede konuşan şirket değil, o sahneden geçmiş binlerce kurucunun oluşturduğu kapalı network.

Bu hamlenin ikinci dereceden etkisi daha ilginç. TechCrunch, Battlefield'i bir yarışma olmaktan çıkarıp uzun vadeli bir kurucu sadakat programına dönüştürüyor; bu da onu Y Combinator ve Techstars gibi yapıların hafif, medya tabanlı bir alternatifi haline getiriyor. Eşitlik almadan, hızlandırma yükü taşımadan, sadece dağıtım ve ağ üzerinden değer üretmek güçlü bir model. Kırılma noktası şurada: alumni ağı kendi içinde anlaşmalar üretmeye devam ettiği sürece çalışır, durduğu an Battlefield yeniden sadece bir pitch gecesine döner. Sahne biter, asıl iş confetti dağıldıktan sonra başlar.