PR sektörünün en büyük sırrı aslında herkesin bildiği şey: süreç kırık. Honeyjar, bu kırık süreci yapay zeka ile tamir etme iddiasıyla sahneye çıkıyor ve bu hafta TechCrunch Disrupt Startup Battlefield 200 kapsamında ürününü tanıtacak.

2025'te San Francisco'da kurulan girişim, basın bülteni yazmak, doğru gazeteciyi bulmak ve konuşmacı fırsatlarını tespit etmek gibi klasik ajans işlerini otomatikleştiriyor. Kurucular Michelle Masek ve Nadia Jamshidi sıradan mühendisler değil; Masek, Ev Williams'ın Obvious Ventures'ında pazarlama ve iletişimden sorumlu kıdemli başkan yardımcılığı yapmış bir isim. Yani ürünün arkasında onlarca yıllık ajans ve kurum içi iletişim deneyimi var, bu da ürünün sadece metin üreten bir LLM sarmalayıcısı olmadığının en net göstergesi.

Burada asıl mesele şu: PR teknolojisi uzun süredir Cision, Muck Rack gibi veritabanı odaklı oyuncuların elindeydi ve bu araçlar pahalı, hantal, kurumsal müşterilere göre tasarlanmıştı. Honeyjar'ın hedefi ise ajans bütçesi olmayan kurucular. Bu, pazarın alt ucunu açan klasik bir dağılım hamlesi ve kazanan taraf net: nereden başlayacağını bilmeyen erken aşama girişimler. Zorlanacak olanlar ise küçük butik PR ajansları; çünkü müşterilerinin ödediği paranın büyük kısmı artık bir yazılım aboneliğiyle karşılanabilir hale geliyor.

Tek kırılgan nokta, moat sorusu. Honeyjar'ın asıl savunma hattı modelin kendisi değil, kurucuların sektörel yargısını ürüne gömebilme becerisi. Çünkü basın bülteni yazmak kolay, doğru gazeteciye doğru zamanda doğru açıyla ulaşmak zor. Ajansların sattığı şey hiçbir zaman metin değildi, yargıydı. Honeyjar bu yargıyı yazılıma çevirebilirse PR sektörünün fiyatlama mantığı kalıcı olarak değişir.