Avrupa'nın AI girişimleri artık ABD temposuyla büyüyor. Berlin merkezli Peec AI, markaların ChatGPT ve benzeri AI arama motorlarındaki görünürlüğünü takip eden bir araç geliştiriyor ve son altı ayda yıllık gelirini 4 milyon dolardan 10 milyon doların üzerine taşıdı.

Şirket, 21 milyon dolarlık Series A turunu kapattığında 100 milyon doların üzerinde bir değerlemeye sahipti ve o dönemde geliri henüz 4 milyon dolar bandındaydı. Aradan geçen altı ayda büyüme hem ikiye katlandı hem de hızlandı. Peec, New York ofisini de bu süreçte açtı; yani büyüme sadece Avrupa pazarında değil, doğrudan ABD'deki marka bütçelerine uzanan bir hatta gerçekleşiyor.

Buradaki kritik nokta Peec'in tek başına başarısı değil. Aynı portföydeki Lovable Mart ayında tek bir ayda 100 milyon dolar gelir ekledi, Paris merkezli Mistral 300 milyon dolar ARR'a ulaştı. Bu üç şirket birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo şu: Avrupalı AI girişimlerinin yavaş büyüdüğü, küçük turlarla ilerlediği dönem, en azından üst kohort için kapanıyor. Asıl mesele, AI arama görünürlüğü gibi yeni doğmuş kategorilerin, klasik SEO pazarının yıllarca harcadığı zamanı aylara sıkıştırması. Markalar, Google sonuçlarındaki sıralamayı önemsediği kadar artık LLM cevaplarında nasıl göründüğünü de ölçmek istiyor ve bu talep ölçeklendikçe Peec gibi araçlar altyapı katmanına yerleşiyor.

Önümüzdeki 12 ay içinde GEO yani generative engine optimization, ayrı bir bütçe kalemi olarak pazarlama tablolarına girecek. Kazananlar, ölçüm katmanını erken kuran şirketler olacak; zorlanacak olanlar ise klasik SEO araçlarını AI aramaya uyarlamaya çalışan yerleşik oyuncular. Avrupa'nın AI sahnesindeki asıl hikaye artık yetişme değil, kategori tanımlama.