Andrew Yang artık politikadan beklemiyor, doğrudan tüketici maliyetini düşüren girişimlere oynuyor. TechCrunch'ta paylaştığı tezde bir sonraki girişim altın çağının konut, gıda ve kablosuz iletişim gibi Amerikalıların fazla ödediği kalemleri ucuzlatmaktan geçeceğini söylüyor. İlk somut hamlesi ise yılda 600 dolar tasarruf vaadiyle çıkan Noble Mobile.
Buradaki asıl mesele Yang'in pozisyonlaması. UBI tartışmasını kaybettiğini kabul edip aynı sorunu özel sektör tarafından çözmeye çalışıyor: Devletten para dağıtmak yerine, insanların zaten harcadığı parayı azaltarak aynı etkiyi yaratmak. Yang bunu "iniş pisti" olarak tanımlıyor ve Amerikalılarla Avrupalılar arasındaki 100 milyar dolarlık kablosuz harcama farkını da bu tezin kanıtı olarak gösteriyor.
Kontrol edilebilir kısım şu: Maliyet düşürme tezi kulağa hoş geliyor ama tarih bu alanda kazananın çok az olduğunu söylüyor. Mint Mobile gibi düşük fiyatlı operatörler yıllardır var, Walmart gıdada fiyatı zaten dövüyor, konutta ise sorun yazılımla değil arz kısıtıyla ilgili. Yang'in tezi pazarın boş olduğunu varsayıyor; oysa pazar dolu, sadece marjlar dar.
Burada kritik nokta, Noble Mobile gibi girişimlerin gerçek bir maliyet avantajı mı yoksa pazarlama katmanı mı sunduğu. Kablosuz tarafta altyapı yine büyük operatörlerden kiralanıyor, yani 600 dolarlık tasarruf sürdürülebilir bir yapısal avantaj değil, müşteri edinme maliyeti düşük kaldığı sürece geçerli bir kampanya. Bu da Yang'in oynadığı oyunu bir teknoloji oyunu olmaktan çıkarıp dağıtım ve marka oyununa dönüştürüyor.
Sonuç olarak Yang yeni bir kategori yaratmıyor, eski bir savaşı yeni bir hikayeyle sarıyor. Hayat pahalılığını düşürme tezi politik olarak güçlü, yatırımcı sunumu olarak çekici; ama gerçek kazananlar maliyet yapısını köklü değiştirenler olacak, indirim kuponuyla gelenler değil.