AI girişimlerinin gelir tablosuna olduğu gibi inanma dönemi kapanıyor. TechCrunch'ın aktardığı tartışma, sektörün uzun süredir konuşulan ama yüksek sesle dile getirilmeyen bir gerçeğini ortaya koyuyor: pek çok yapay zeka startup'ı, halka açık iletişiminde yıllık tekrarlayan geliri (ARR) olduğundan büyük gösteriyor. Spellbook'un kurucusu Scott Stevenson'ın X'te başlattığı tartışma, sadece küçük oyuncuları değil, en büyük fonları da işin içine sokuyor.
İşin merkezinde basit bir muhasebe oyunu var. Şirketler, henüz tahsil edilmemiş sözleşmeli geliri (CARR) doğrudan ARR olarak sunuyor. Bir örnekte pazarlama materyallerinde 50 milyon dolarlık ARR iddia edilirken gerçek rakam 42 milyondu. Yatırımcıların defterlere erişimi olduğu için bu farkı biliyor ama büyüme hızının yüksek olduğu AI segmentinde 8 milyon dolarlık açık, kısa sürede kapanacak bir yuvarlama hatası olarak görülüyor.
Asıl mesele şu: ARR, SaaS değerlemelerinin temel çarpanı. Şişirilen her rakam, doğrudan şirketin değerlemesine ve sonraki turlara yansıyor. Bu yapı kısa vadede kurucu ve yatırımcı için kazanç üretiyor, ancak ikincil pazarda hisse alanları, geç katılan LP'leri ve sonunda kamuya açılacak şirketleri zor bir hesapla karşı karşıya bırakacak. Clio'dan Jack Newton'ın deyimiyle yatırımcılar, kendi şirketleri rakamları şişirdiğinde başka yöne bakmayı tercih ediyor.
Sonuç olarak AI değerleme balonunun ilk çatlağı pazardan değil, metriklerin kendisinden gelecek. Önümüzdeki bir yıl içinde ARR tanımı standartlaşmadığı sürece, geç gelen yatırımcı kaybeden taraf olacak.